Günsen & Kul Avukatlık Bürosu. 0544 462 56 42 Whatsapp danışma hattı / İzmir Telefon: 0 232 462 56 42

Çalışma Alanları - GÜNSEN & KUL AVUKAT OFİSİ

izmir avukat bürosu - çalışma alanlarımız

Boşanma ve Aile Hukuku

Evlilik birliğinin sona erme hallerinden biri de mahkemece boşanma kararı verilmesidir. Boşanma kararı mahkemece verilene ve bu karar kesinleşinceye kadar taraflar kanun önünde evlidirler ve evlilik ile ilgili hak ve yükümlülükleri devam etmektedir. Boşanmak isteyen taraf için yapılması gereken ilk iş boşanma kararını kesinleştirmektir. Öfkeyle ani verilen karar yerine mantık ve duygu süzgecinden geçirilmiş, olgunlaştırılmış bir karar olmalıdır. Taraflar boşanma kararı vermeden önce aile danışmanından destek alarak evliliği kurtarma yollarını da denemelidirler. Tüm çabalara rağmen artık evliliğin yürümediği kanaati oluştuysa boşanma kararı verilip süreç başlatılmalıdır. Boşanma kararı sonrası taraf eşiyle görüşüp mümkünse anlaşmalı boşanma yoluna gitmeyi denemelidir. Anlaşmalı boşanma mümkün değilse boşanmak isteyen eş hukuki durumunu belirlemelidir. Boşanma davasının olası nedenleri ve hangi nedenle boşanma davası açılacağı belirlenmelidir. Boşanma davası için kanunun belirlediği özel boşanma nedenleri şunlardır:

1. Zina (Aldatma) :

Eşlerden biri, eşini aldatırsa zina nedenine dayanılarak boşanma davası açılabilir. Burada hak düşürücü süreye dikkat etmek gereklidir. Aldatılan eş, aldatılma olayını öğrendikten sonra 6 ay içerisinde dava açmalıdır. Yine aldatma olayının üzerinden 5 yıl geçtikten sonra artık bu nedenle dava açılamaz, açılırsa da reddedilir. Örneğin A, 6 yıl önce yurtdışına gidip orada eşini aldatmışsa ve eş B bu durumu yeni öğrenmişse artık zina nedeniyle boşanma davası açamayacaktır. Zina nedeniyle dava açan tarafın eşini affetmemiş olması şarttır. Örneğin aldatıldığını öğrenen eş, bu durumu kabul etmiş, eşi ile evliliğini sürdürüyorsa, birlikte mutlu mesut geçiniyorlar, tatillere gidiyorlarsa sonradan ben zina nedeniyle boşanma davası açacağım diyemez. Burada zina için mutlaka iki ayrı cinsin olması gerektiğinin altını çizmekte yarar vardır. Aynı cinsle ilişkiyi veya hayvanlarla ilişkiyi zina değil haysiyetsiz yaşam sürme olarak kabul edilmektedir. Yine zina bir boşanma nedeni olmakla birlikte ceza kanunu anlamında suç değildir ve zina yapana hapis cezası verilmez.

2. Hayata Kast, Pek Fena Muamele, Onur Kırıcı Davranış: 

* Hayata Kast : Eşi tarafından şüpheye mahal bırakmayacak şekilde canına kast edilen kişi bu davayı açabilir. Burada kasıt şarttır. Örneğin eşine silahı doğrultup ateş etmek, balkondan atmaya çalışmak, yemeğine veya içeceğine zehirli madde karıştırmak gibi. Trafikte araç kullanıp kaza yapan eşe karşı bu madde gereği dava açılamaz. Dikkatsizlikle kaza ile hayati tehlike olsa bile bu boşanma nedenine dayanılamaz. ,

** Pek Fena Muamele : Eşi tarafından sistematik olarak hakarete uğrayan, işkence gören, eve kilitlenen, normal olmayan yolla cinsel ilişkiye zorlanan eş bu maddeye dayanarak boşanma davası açabilir. Pek fena muamele tanımı olarak insanlığa karşı işlenen suçlar düşünülebilir. İnsan insana bunu yapmaz dediğimiz, yürek burkan durumlar düşünülebilir. Örneğin eşin aç susuz odaya kilitlenmesi gibi durumlar.

***Onur Kırıcı Davranış: Onur kavram olarak kişinin öz saygısıdır. Eşi tarafından sürekli evden kovulan, arkadaşları veya ailesinin yanında “orospu, pezevenk” vb. hakaretlere maruz kalan eş onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davası açabilir. Yukarıda zina nedeninde bahsedildiği gibi bu nedenlerle dava açmada da öğrenme tarihinden itibaren 6 ay ve olay tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde dava açılmazsa artık hak düşürücü süre nedeniyle dava açılamaz. affeden tarafın dava hakkı yoktur.

3. Suç İşleme Ve Haysiyetsiz Yaşam Sürme: 

* Suç işleme nedeniyle boşanma davası açılabilir. Bu davada suç anlamında küçük düşürücü suçlar akla gelmektedir. Eş hırsızlık, rüşvet, irtikap gibi yüz kızartıcı suçlar işlerse bu nedenle boşanma davası açılabilir.

** Haysiyetsiz yaşam sürme nedeniyle boşanma davası açılabilir. Eşin davranışları genel toplum kabulüne göre haysiyetsiz yaşam sürme olarak kabul edilmelidir. Örneğin eşin sürekli hayvanlarla ilişki kurması, kumar, uyuşturucu-fuhuş yaptırma gibi faaliyetlerde bulunması haysiyetsiz yaşam sürmedir. Bu iki nedene suç işleme ve haysiyetsiz yaşam sürme nedenine dayanılarak açılacak boşanma davalarında artık evliliğin çekilmez hale geldiğinin ve devamının mümkün olmadığı da ispatlanmalıdır.

4. Terk :

Terk nedeniyle boşanma davası açılabilir. Evi terk eden eş artık evlilik birliğinin devamını engellemektedir. Terk edilen eş 4 ay bekledikten sonra eve dön ihtarı çekmelidir. Bu ihtara rağmen eve dönme olmazsa artık mahkemece terk nedeniyle boşanma kararı verilebilecektir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta terkin haklı bir nedene dayanmamasıdır. Örneğin A eşi B’ye şiddet uygulamaktadır ve B evi terk etmiştir. A, eşine karşı terk nedeniyle boşanma davası açamaz zira B’nin evi terk etmesi haklı bir gerekçeye dayanmaktadır.

5. Akıl Hastalığı :

Akıl hastalığı nedeniyle de boşanma davası açılabilir. Akıl hastalığı, iddia olmamalı sağlık kurulu raporu ile sabit olmalıdır. Ayrıca akıl hastalığı nedeniyle artık evlilik sürdürülemez hale gelmiş olmalıdır. Örneğin akıl hastası olan eş sürekli, intihar girişiminde bulunuyorsa, evde ocağı açık bırakıyorsa, eşine bıçakla saldırıyorsa artık eş bu nedenle dava açılabilecektir. Akıl hastalığına yakalanma durumu evlilik sonrası olmalıdır. Akıl hastası olduğunu bilerek evlenen kişi bu nedene dayanarak dava açamaz.

Yukarıda sayılan özel boşanma nedenlerinin dışında bir de genel boşanma nedeni vardır. Bu neden de kanun tarafından “Evlilik birliğinin temelinden sarsılması” olarak tanımlanmıştır. Toplumda “şiddetli geçimsizlik” olarak da bilinen bu neden genel boşanma nedenidir. Tarafların geçimsizlikleri, tartışmaları, kavgaları özel neden çok bariz değilse bu genel boşanma nedeni üzerinden çözümlenmektedir. Boşanmak isteyen kişi yukarıdaki özel nedenlerden biri veya genel boşanma nedenine dayanarak boşanma davası açmalıdır. Boşanma nedenini belirlemek açılacak boşanma davasının ilk ve en temel adımıdır.

Boşanma davası ile boşanma dışında başkaca taleplerde de bulunulabilir. Bu talepler boşanmanın eki niteliğindedir. Tarafların müşterek çocuk/çocukları varsa taraflar velayet konusunda karar verilmesini isteyebilirler. Yine velayet kendisine verilmeyen eş için de çocuk/çocuklar ile görüşme günü, süresi ve şekline karar verilir. Çalışmayan eş, kendisi için nafaka talep edebilir. Yine velayet hakkı kendisine verilen eş çocuk/çocuklar için de nafaka isteyebilir. Talep halinde çocuk/çocuklar yanında olan eşe dava boyunca tedbir nafakası da bağlanır. Yine çalışmayan eşin kendisi için de dava boyunca tedbir nafakası bağlanabilir. Boşanma ile birlikte taraflar maddi-manevi tazminat isteyebilirler. Boşanma dolayısıyla zarar gören kusursuz veya az kusurlu eş tazminat talep edebilir. Maddi tazminat kalemleri arasında ziynet eşyaları-takılar da talep edilebilir. Boşanma davası ve varsa diğer talepler eksiksiz olarak belirlenmeli dava dilekçesi bu şekilde oluşturulmadır.

Boşanma davası açma kararının verilmesinden davanın hazırlıklarına kadar süreç bu şekilde ilerlemektedir. Dava dilekçesi ve ek taleplerin yanında bir de delil listesi oluşturulmalıdır. Delil listesine boşanma nedenini ispat edecek her türlü delil, bilgi, belge konulabilir. Örneğin sosyal medya içerikleri (facebook, twitter, skype vb. kayıtları) gsm telefon kayıtları, kredi kartı harcamaları, banka hesap hareketleri, otel kayıtları, fotoğraflar, videolar, sağlık raporları, mahkeme dosyaları boşanma davalarında delil olarak kullanılabilir.

Boşanma davası açılırken akla gelen bir diğer konu da mal paylaşımıdır. Tarafların evlilik birliği devam ederken edindikleri, ev araba, yazlık, banka hesabı , hisse senedi, nakit para vb. değerlerin nasıl bölüşüleceği merak konusudur. Boşanma davası malvarlığı bölüşümü ile ilgili değildir. Boşanma davası ile sadece boşanma ve yukarıda sayılan konularda karar verilir; mal paylaşımı için tarafların ayrı bir dava açması gerekmektedir.